- --[ fıkralar ]---
____________________________________________________________________________________
Temel saat 02.30 da arkadasi Dursun'u ariyor. Telefon kalkıyor.
---Buyrun.
Temel Dursun'un sesini tanıyor :
__Alo Dursun orası 11,11 mi?
__Hayır Temel burası: 1,1,1,1
__Kusura bakma dursun yanlış numara.
____________________________________________________________________________________
Temel kirtasiye'ye girmiş.Bilgic bilgic:
==Bana bir roman lazım.
Kirtasiye tezgahtari sormus:
==Efendim agir mi olsun hafif mi?
Temel:
==Farketmez canım. Nasil olsa arabam dısarıda.
____________________________________________________________________________________
Temel yolda yururken bir senet bulmus. Bakmış senedin son günü.... Ne yapacağım diye kara kara dusunmeye baslamis.Sonra gitmis borc toplayıp senedi yatirmis. Rahat bir nefes almis.
Ayni sekilde bir gun yururken yine yerde bir senet gormus.almis bakmis.Yine senedin son gunu.Ama bu odenecek gibi degil,cok fazla miktarda...
Temel hemen sahte pasaport cikartip yurt disina kacmis....
____________________________________________________________________________________
Karşı Kaldırım:
Bir akıl hastası, bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş:
"Afedersiniz, karşı kaldırım nerede acaba?"
Görevli şaşırmış; ama yine de karşı tarafı göstererek:
"İşte surada..." demiş.
"Kime yutturuyorsun yahu... Daha şimdi orda sordum, burayı gösterdiler!..."
____________________________________________________________________________________
Rus gizli haber alma orgutu KGB Ruslar hakkinda cok gizli sirlari ele geciren uc ajani;amerikali,ingiliz ve laz ajanlari yakalamisti.
Bu ajanlar bilgiyi guvenlik acisindan uce bolmus ve herbirinin diger iki sirdan haberi yokmuscasina herseyi ayarlamislardi.Neyse KGB bunlari konusturmak icin iskencelere basladi.
Amerikali kendisine ait bilgiyi 17.gun agzindan kacirdi.Sira ingilize gelmisti.O da 9. gun cozuldu.Laz`ida konusturabi- lirlerse hersey tamamlanacak.Ama laz bir turlu konusmuyor.Artik 36.gun iskenceden getirip hucresine kapatiyorlar.Laz kafasini duvara vurarak:
--Hatirla essoglessek hatirla..
____________________________________________________________________________________
Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.
-Hoop ! Dur , ne yapıyorsun? Orası aslan kafesi...
diye bağırmışlar.Temel geri dönmüş ve kızarak :
-Sankim aslaninizu yedük...
____________________________________________________________________________________
Temel Ingiltere'ye gidip gelmişti.Cemal sordu:
-Ula Temel ,sen incilizçe bilmeyidun.Çok sıkıntı çektin mu?
Temel :
-Hayır, asil sıkıntıyı inciluzler çektu...
____________________________________________________________________________________
Hakim Temel'e sorar :
-Sabıkan var mı?
Temel :
-Hayır efendum, Allah'tan paşka kimsem yoktur...
____________________________________________________________________________________
- Elektrik sandalyesinde oturan idam mahkumu gardiyana ne demiş?
- Çok korkuyorum, elimi tutar mısın?..____________________________________________________________________________________
Temel ile James Bond bir davette karşılaşmışlar.
önce j.Bond kendini tanıtmış;
-Selam,ben Bond..James Bond
-selam.Ben de Mel..Te Mel
J.Bond cebinden sigara paketini çıkartıp Temel'e uzatmış;
-Pal Mall içer misin?
-sağol,ben samsun mamsun içiyorum
Geyik = Temel ile James Bond bir davette karşılaşmışlar.
önce j.Bond kendini tanıtmış;
-Selam,ben Bond..James Bond
-selam.Ben de Mel..Te Mel
J.Bond cebinden sigara paketini çıkartıp Temel'e uzatmış;
-Pal Mall içer misin?
-sağol,ben samsun mamsun içiyorum____________________________________________________________________________________
Temel Tirabzon-İstanbul uçagının kaptan pilotudur.İstanbuldan havlanmış
temelin uçağı.Uçak zonguldak üzerine gelirken bir sarsıntı olmuş,yolcular
paniklemiş.temel anons yaparak "tikkat.tikkat kaptanınız konusuyor.paniğe gerek
yoktur sukunetinizi koruyun" demiş .yolcular rahatlamış.sinop üzerinede bir
sarsıntıdaha geçirmiş temel gene anons yaparak yolcuları sakinleştirmiş.Samsun
üzerinde bir sarsıntı daha temel mikrofonu eline alarak yolculara şöyle
seslenmiş."Eşhedü Enlaaa.....____________________________________________________________________________________
ÖNCE KAÇANLARI YİYELİM
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi
aralarında :
-Şunlara son bir test yapalım da gorelim akılları başlarına gelmiş mi,
demişler.Bunun uzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın
üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı
hamamböceği dökmüşler ve :
-Buyrun beyler, yiyiniz, demişler. Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere
saldırmış, ötekisi araya girmiş.
-Önce kaçanları yiyelim, öburleri nasıl olsa duruyor!____________________________________________________________________________________
Sakıp Sabancı Ağa'ya bir gün demişler ki :
-Ağa bu dünyada her şey güllük gülüstanlık.Nereye baksak her tarafta senin
şirketleri, fabrikaları görüyoruz (marSA, yünSa, lasSA, toyotaSA).Burada
işin iş.Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl
kurtulacaksın zebanilerden?..
Sakıp Ağa gülmüş :
-Öte yanda da işimizi sağlama aldık.Bir tarafımızda iSA, diger tarafımızda
muSA.____________________________________________________________________________________
AV MEVSİMİ AÇILDI
Köylü vatandaşın birisi ne zaman traktöre binse bakıyorki cinsel istek
duyuyor. Hemen eve koşturuyor, hanımını çağırıyor. Hanımı gelene kadar
adamın isteği gidiyor. Adam çaresiz tekrar traktörü kullanmaya gidiyor.
Traktörü kullanırken cinsel isteği yine kabarıyor. Eve koşturuyor. Hanımı
hazırlanana kadar adamın isteği yine gidiyor. Bu bir kaç kere bu olay
tekrarlanıyor. Adam bakıyorki olacak gibi değil, doktora gitmeye karar
veriyor. Doktora derdini anlatıyor. Doktorda :
-Kolayı var diyor. Eline bır tüfek alacaksın. Cinsel istek duydun mu
havaya ateş edeceksin. Hanımın koşturarak gelecek ve işini halledeceksin,
diyor.
Adam köye geri geliyor. Traktörü kullanmaya başlıyor. Cinsel istek
duyuyor, havaya ateş ediyor. Hanımı koşturarak geliyor adam işini
hallediyor. Bu sürekli devam edıyor. Yolda bir gün doktoru görüyor. Doktor
nasıl gidiyor diye soruyor :
-Doktor bey size çok tesekkür ederim, diyor köylü. Halimden çok memnunum.
Adam tekrar işine gidiyor. Traktörün tepesinde yine cinsel istek duyuyor
havaya ateş ediyor hanımı geliyor işini yine hallediyor. Bu olay böyle
devam ediyor.Bir gün yine yolda doktorunu görüyor. Doktor nasıl hayatından
memnunmusun dıye soruyor köylü vatandaşa. Köylü vatandaşta :
-Doktor bey hiç sorma, diyor. Av mevsimi açıldı bizım hanım orospu oldu,
diyor.____________________________________________________________________________________
AV MEVSİMİ AÇILDI
Köylü vatandaşın birisi ne zaman traktöre binse bakıyorki cinsel istek
duyuyor. Hemen eve koşturuyor, hanımını çağırıyor. Hanımı gelene kadar
adamın isteği gidiyor. Adam çaresiz tekrar traktörü kullanmaya gidiyor.
Traktörü kullanırken cinsel isteği yine kabarıyor. Eve koşturuyor. Hanımı
hazırlanana kadar adamın isteği yine gidiyor. Bu bir kaç kere bu olay
tekrarlanıyor. Adam bakıyorki olacak gibi değil, doktora gitmeye karar
veriyor. Doktora derdini anlatıyor. Doktorda :
-Kolayı var diyor. Eline bır tüfek alacaksın. Cinsel istek duydun mu
havaya ateş edeceksin. Hanımın koşturarak gelecek ve işini halledeceksin,
diyor.
Adam köye geri geliyor. Traktörü kullanmaya başlıyor. Cinsel istek
duyuyor, havaya ateş ediyor. Hanımı koşturarak geliyor adam işini
hallediyor. Bu sürekli devam edıyor. Yolda bir gün doktoru görüyor. Doktor
nasıl gidiyor diye soruyor :
-Doktor bey size çok tesekkür ederim, diyor köylü. Halimden çok memnunum.
Adam tekrar işine gidiyor. Traktörün tepesinde yine cinsel istek duyuyor
havaya ateş ediyor hanımı geliyor işini yine hallediyor. Bu olay böyle
devam ediyor.Bir gün yine yolda doktorunu görüyor. Doktor nasıl hayatından
memnunmusun dıye soruyor köylü vatandaşa. Köylü vatandaşta :
-Doktor bey hiç sorma, diyor. Av mevsimi açıldı bizım hanım orospu oldu,
diyor.____________________________________________________________________________________
DÖVMEK
Köşede müşteri bekleyen sokak kadınına yaklaşan adam :
-Kaça, diye sordu... Saatiniz kaça?
-Onbin lira...
-Ben onbin değil, tam yüzbin lira veririm...
-Gerçekten mi?
-Gerçekten ya... Valla veririm hemde yüzbin lira...
-Ama döverim ben...
-Amaaaaan. Yüzbini verde döv...
Otele doğru yürüdükleri sırada adam yineledi :
-Bak söyleyeyim fena döverim ben...
-Döv canım, yüzbini ver de...
Soyundukları sırada adam :
-Son defa söylüyorum fena döverim.
-Amaaaaan be!... Dövermiş.... Ne kadar döversin yani?
-Verdiğim parayı geri alıncaya kadar döverim...